Perilerin Diyarına Uçuş

Betül KANDEMİR-Ekonomist

Perilerin Diyarına Uçuş

Küçükken bana istemediğim bir şeyi yaptırmak isteyen büyüklerim, bana “Sana masal anlatacağım” diyerek beni kandırırlardı. Periler, sihirli halıları dinlemeye doyamadıklarımdı. Kendimi okuduğum masalın kahramanı yerine koyardım, Alaaddin gibi uçar, Peter Pan’ın sihirli dünyasında gezerdim. İşte ben gözümün önünde duran Periler diyarını, bu masalsı atmosferi çok uzaklarda aramışım oysa gerçek sihir Kapadokya’da gökyüzünde gizliymiş. Sihri ilk tecrübe edişim 2007 yılının kış aylarına nasip oldu. Arkadaşımı ziyaret etmek için geldiğim Kapadokya beni karla karşılamıştı. Beyaz örtünün örttüğü Kapadokya’yı gezerken kendimi, bu büyülü tabiatı ilk defa keşfeden bir masal kahramanı gibi hissettim. Beni Kapadokya’ya davet eden aynı zamanda burada doğmuş bir balon pilotu olan Mahmut Uluer,bakan gözleri  gülümsüyor ve “Daha bu ne ki” der gibi bakıyordu. Çavuşin, Göreme, Ortahisar, Uçhisar… Kaleleri, vadileri, peribacalarıyla, peri bacalarının içine gizlenmiş onlarca, yüzlerce kilisesi, yer altı şehirleriyle beni kendine hayran bırakmıştı. Bu heyecan verici keşif sırasında ne kadar yorulduğumu Göreme’de peri bacaklarının içine gizlenmiş otelime gidince anladım. Uyku beni bekliyordu. Şöminede yanan odunların çıkardığı sesler beni ninni edasıyla uyuttu. Ertesi gün, daha güneş bile doğmadan çalan kapının sesiyle uyandım, karşımda her zamanki görünümünün aksine pilot üniformalarını giymiş olan Mahmut, Uluer beni bekliyordu. Sıkıca giyinip çıktım ve Balonla gezmeye başladık! Kalkış alanına vardığımızda onlarca balon şişiriliyordu yükselmek için Güneşin doğmasını beklerken, benimle aynı heyecanı yaşayan yüzlerce kişivardı. Burada sanki herkes birbirini tanıyor, birbirilerine gülümsüyorlardı. Evet, gerçekten işte sihir buydu. Herkes gibi ben de balonlarınuçmaya hazırlanmasını beklerken bir taraftan da fotoğraf çekmeye devam ediyordum, balona binip yükselene kadar da devam ettim. Ancak biraz yükselip etrafıma baktığımda anladım ki fotoğraf çekmenin bir anlamı yoktu, o görüntüler asla unutmayacak görüntülerdi. Önceki gün gezdiğimiz yerleri, tırmandığımız kaleleri, vadileri, şimdi gökyüzünden görüyordum. Peri bacalarının etrafında tur atıyor, vadi boyunca havada süzülürken ağaçların dallarında sarkan yemişleri kopartıp gülüyorduk. Önceki gün gezmeye doyamadığım yerler, açık hava müzesiayaklarımızın altındaydı. Ne keyif! İşte ben gözümün önünde duran periler diyarını, bu masalsı atmosferi çok uzaklarda aramışım.  Gerçek sihir gökyüzünde gizliymiş. Bir kez tadan hiç unutamıyormuş Kapadokya’yı. Sizlerin de sihri masallarda değil Kapadokya’da yaşamanız dileğiyle...

Paylaş:
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Anatolian Balloons

Kapadokya Life E-Dergi

Kazakistan Özel Sayısı

Deniz Bank